Bursa Barosu ve TURAMEP (Türkiye Arabulucular ve Arabuluculuk Merkezleri Platformu) işbirliği ile düzenlenen “Sigorta Sözleşmeleri Ve Poliçe Okur-Yazarlığı, Arabuluculuğa Yansımaları” konulu atölye çalışması BAOB Av. Özgür Aksoy Konferans Salonunda gerçekleştirildi.
HEKİM MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI
Hekimlik mesleği, doğası gereği yüksek risk barındıran ve ciddi hukuki sorumluluklar doğurabilen bir meslek alanıdır. Bu nedenle mesleki faaliyetlerin icrası sırasında ortaya çıkabilecek zararlar karşısında hekimin kişisel mal varlığının korunması, mesleki güvenliğinin sağlanması ve olası hukuki süreçlerde profesyonel destek temin edilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu ihtiyaca cevap veren hekim mesleki sorumluluk sigortası hem hekimlerin korunması hem de sağlık hizmeti sunumunun güvenli şekilde sürdürülebilmesi açısından önemli bir güvence mekanizmasıdır.
1219 sayılı Kanun’un Ek 12. maddesi uyarınca kamu sağlık kurumlarında görev yapan hekimler bakımından zorunlu tutulan bu sigorta türü, özel sektörde çalışan ve serbest meslek icra eden hekimler açısından da belirli yükümlülükler içermektedir. Prim ödeme yükümlülüğü, hekimin çalışma statüsüne göre farklılık arz etmekte olup kamu kurumlarında kısmi iade mekanizması öngörülmüştür. Özel sağlık kuruluşlarında çalışan hekimler bakımından ise primin yarısı hekim tarafından, diğer yarısı ise çalışılan kurum tarafından karşılanmaktadır. Serbest çalışan hekimler veya kendi muayenehanesinde faaliyet gösterenler ise sigorta priminin tamamını kendileri ödemekle yükümlüdür.
Sigortalı hekimin, sorumluluğunu doğurabilecek nitelikteki olayları derhal sigortacıya bildirme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu yükümlülüğün ihlali, teminat kapsamından yararlanma hakkını doğrudan etkileyebilmektedir. Sigorta sistemi talep esasına dayalı olup, tazminat talebinin poliçe süresi içerisinde ileri sürülmesi belirleyici niteliktedir.
Teminat kapsamı; maddi ve manevi tazminatlar, yargılama giderleri ve vekâlet ücretlerini içermekte, ancak kasıtlı fiiller ve meslek dışı faaliyetler kapsam dışında bırakılmaktadır. Sonuç itibarıyla hekim mesleki sorumluluk sigortası, yalnızca bir zorunluluk değil, aynı zamanda sağlık hizmetlerinin güvenli ve sürdürülebilir şekilde sunulmasını destekleyen hukuki bir güvence mekanizmasıdır.
Bu çerçevede sigortanın süre bakımından kapsamı da ayrı bir önem arz etmektedir. Poliçe, kural olarak sözleşme süresi içerisinde gerçekleştirilen mesleki faaliyetler nedeniyle yine aynı süre zarfında ileri sürülen tazminat taleplerini kapsamaktadır. Bununla birlikte, geçmişe etkili teminat hükümleri uyarınca belirli şartların varlığı halinde, poliçe başlangıcından önceki on yıllık dönemde gerçekleşen fiillerden doğan zararlar da teminat kapsamına dahil edilebilmektedir. Ancak bu sürenin başlangıcı 30 Temmuz 2009 tarihinden önceye götürülememekte ve sigortasız geçirilen sürelerin varlığı halinde teminatın kesintiye uğrayacağı kabul edilmektedir. Ayrıca hekimin mesleki faaliyetini sona erdirmesi durumunda, son poliçe dönemine ilişkin sorumluluklar bakımından iki yıllık ek teminat süresi öngörülmektedir.
Öte yandan zamanaşımı süreleri, hekimin çalıştığı kuruma göre farklılık göstermektedir. Kamu hastanelerinde görev yapan hekimler bakımından idari başvuru ve dava açma süreleri özel usullere tabi olup, idarenin sorumluluğu çerçevesinde değerlendirme yapılmaktadır. Buna karşılık özel sağlık kuruluşlarında veya serbest çalışan hekimler yönünden genel hükümlere tabi zamanaşımı süreleri uygulanmaktadır.
Son olarak, zorunlu sigorta teminat limitlerinin yetersiz kaldığı durumlar için öngörülen tamamlayıcı hekim sorumluluk sigortası, ihtiyari nitelikte olup hekimin artan risklere karşı ek güvence elde etmesini sağlamaktadır. Bu yönüyle sistem, hem hasta zararlarının etkin biçimde tazminini hem de hekimin mesleki faaliyetlerini hukuki güvenlik içerisinde icra etmesini temin eden bütüncül bir yapı arz etmektedir.
https://bursabarosu.org.tr/tr/sigorta-sozlesmeleri-ve-police-okur-yazarligi-arabuluculuga-yansimalari